1 Ekim 2012 Pazartesi

Woody Allen mı Jerry, Jerry mi Woody Allen?


Uzun bir araydı geride kalan… Tekrar sinema ile içli dışı olacağım hiç aklıma gelmezdi. O gün G-Mall önünde çalıştığım derginin patronu ile kavga ettiğim günden itibaren. Sinema sektörüne, dergi yayıncılığına büyük bir kırgınlık filizlenmişti içimde. Ama hayat ilginç yollar çiziyor. Uzun süre önce yolunuzu ayırdığınız uğraşlarla ansızın tekrar yollarınız kesişe biliyor. Neyse fazla hayat felsefesi yapıp zihinlere zarar satırlar döşeyip, laga-luga ile gözlerinizi yormayayım. Geçtiğimiz gün uzun süredir birlikte gülmeyi ve eğlenmeyi özlediğim cici bir arkadaşımla “To Rome With Love” isimli Woody Allen filmine gittim. Malumunuz Woody Allen birçok kişinin ilgi odağıdır. Auteur yönetmenler arasında da oyunculuğu ile en başarılılar listesinde ilk sıraya oturur diye bilirim. Zira bu filmdeki oyunculuk performansı ile de bize bunu açıkça gösteriyor.

Woody Allen filmlerinde beni en çok çeken ise aslında ürettiği karakterler ve karakterlerin psikolojileridir. Ayrıca Allen’ın bu karakterleri birbirlerine dokundurmadan aynı film içine serpme becerisi de; hayatın içindeki çeşitliliğin eş zamanlı olarak birlikte seyretmesini başarılı bir şekilde yansıtıyor.

“To Rome With Love” da tüm bu bahsettiklerimiz başarılı bir şekilde Woody Allen tarzıyla sunuluyor. Popüler yaşamın ürettiği “ünlü”(!) kavramı Leopoldo karakteri ile alaycı bir dille irdelenirken. Kırsaldan kopup gelen Antonio ve Milly ikilisinin hayatına tesadüf eseri giren Anna (Penélope Cruz) karakteriyle Allen, aristokrasi, muhafazakârlık ve sosyete kavramlarını yerden yere vuruyor.

Filimdeki en iyi kurgu Alec Baldwin’in canlandırdığı John karakteri. Ünlü bir mimar olan John Roma’da dolanmaya başladığında bir karakterle karşılaşıyor. Lohn’un karşılaştığı karakterin de kim olduğunu ikisinin karşılaştıkları yere geri döndüklerinde anlıyoruz. Ama film içinde film etkisi veren bu bölüm benim filmde en çok hoşuma giden yer oldu.

Kısacası toparlamak gerekirse aslında üzerine saatlerce yorum yapılacak bir film değil. Eğlenmek iyi vakit geçirmek içinde yaşadığımız zamanın mizahi bir eleştirisini izlemek isterseniz mutlaka gidin.

Fakat beklentisi yüksek olan sinemaseverlerin çok da ümit var olmamaları gerekir. Tanıtımlarda abartıldığı kadar güzel görüntüler göremedim. Özellikle Kim Ki-duc filmlerindeki görsel kaliteyi birçok kez deneyimlemiş biri olarak bu filmdeki görsellikler bana vasat geldi. Son olarak eklemek istediğim ve önemle de üzerinde durduğum ise Woody Allen artık üretmeyi bıraktığı yönünde oluşan kanaatim Uzun yıllardır ürettiği şablonları kullanıyor. Kendi kendisini tekrar eden bir sürece girdi. Belki bu filmde ürettiği Jerry karakteri kendisi olabilir. Sinema sektöründen emekli olmayı Jerry gibi ölümle eş tutuyorsa, o zaman bundan sonraki süreçte Allen, Jerry gibi sadece üretmek için üreten bir direktör olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder